14 Ekim 2008 Salı

7. ayım

Artık emeklemeye başladım sayılır. Kollarımı da kullanarak ilerliyorum. Ama bir iki adım... Hemen yorulup düşüyorum. Minder, yastık hiçbir engel beni yolumdan alıkoyamıyor, parkelere emin adımlarla dinlene dinlene ulaşıyorum! Üst dişlerim geldi gelecek diyoruz ama hala ortada yoklar. Alttaki iki dişim ile idare ediyorum. Tutunup kalkma çalışmalarım devam ediyor. Dizlerimi dövmeyi öğrendim. Eğlenirken de yapıyorum, sinirlenip ağlarken de... Bir de fış fış kayıkçı var tabi. Anneannem öğretti, dört ayak üzerinde iken yaylanıp fış fış kayıkçı şarkısına tempo tutuyorum. Bu oyunu o kadar çok seviyorum ki yanımdakilere gülücükler dağıtmayı da ihmal etmiyorum. Guk ce oyununu da öğrendim. Ama annem guk deyip de ortadan kaybolup otuz saniye içinde dönmezse basıyorum yaygarayı. Elime geçirdiğim herşeyle sağa sola vuruyorum, ne güzel sesler dan dun pat küt... Sıkılınca da elimdekini yere atıveriyorum, yere çarpma sesi de çok güzel. Bol çalgılı müzikler çok ilgimi çekiyor, hepsi birbirinden farklı, kulak kabartıp dinliyorum. Bu arada, benden de minik olan kuzenimi merakla bekliyorum...

Ceeeee!

Lütfen konsantrasyonumu bozmayın, emeklemeye çalışıyorum.

Nilgün abla kendi tokasından bana da aldı. Nasıl olmuşum?

Her sabah annemle böyle hazırlanıp anneanneme gidiyoruz.

Gülçin Teyzem ile Uzunköprü hatırası.

Havalar soğuduğu için ne yazık ki artık daha az dışarı çıkabiliyorum.

Bayramda çok cici oldum...

Kuzenim Ufuk abim, Ezgi ablam ve ben.

Babaannem ve melekleri...

Devrim ablamla bayramlaştık.

Hey, buna basınca ses çıkıyormuş!!!
Dali'nin resimleri mi yer döşemeleri mi derseniz, tercihimi ikincisi yönünde kullanırım ben...

Şıp demiş babamın burnundan düşmüşüm...

Boğaz çok güzelmiş.

Bütün gün gezdim çok yoruldum...

Deniz manzarasının karşısına kuruldum, keyfim pek bir yerinde...

Az kaldı, yakında şu parmaklıklara tutunup kalkacağım.

Çok uykum var benim...

Çorabımı çıkarmayı başardım, birazdan tadına bakacağım.

Annemle guk cee oynarken

Beeee, deee, baaa, babbaaa, abbaaaa,... hece çalışmalarım devam ediyor.

14 Eylül 2008 Pazar

6. ayım

İki minik dişim var artık benim! Pek yakında üstte de iki minik dişim olacak. Böylece ağzımın yakınından geçen herşeyi ısırabileceğim. Etrafımdaki herşeyi ağzıma götürmek artık ısırarak daha keyifli. Sadece şu kaşık denen şeyin sürekli ağzıma girmesini pek sevmiyorum. Oyuncaklarımın, battaniyenin, bezimin, önlüğümün, halının, çoraplarımın tadı şeftali, çorba ve muhallebiden daha güzel. Çığlık atmaya bayılıyorum. Eskiden elimden aldıkları şeyleri kolayca tekrar elime alamıyordum. Ama artık benden uzakta bile olsalar yanlarına gidebiliyorum. Ellerim ve kollarım üzerinde durabiliyorum ama kollarımın gücü yetmediği için alnımdan destek alarak ilerliyorum. Bu gayretim sırasında çıkardığım sesleri haltercilerin seslerine benzetiyorlar. E ben de onlar kadar zor bir iş yapıyor sayılırım. Tutunabildiğim herşeyden kuvvet alarak ayağa kalkma çabalarım da büyük bir hızla devam ediyor. Ha gayret az kaldı, anneannemin dediği gibi yakında düz duvara tırmanacağım...

Dayımın doğumgünü pastasından yedim, krema güzel bişeymiş!

Fıstık Mıstık, sakın bir yere kımıldama! İki hamlede yanındayım...

Maymuncuğu neresini yesem acaba?

Esra Teyze beni projeye götürmeye çalışırken... Anneme sordum orası adda değilmiş, o yüzden gördüğünüz gibi hiç ilgilenmedim.

Miray Abla ile Moda'dayken...

Önlüğüm ve ben şeftali yerken...

Ben hazırım cicilerimi giydim, gezmeye gidebiliriz...

İpek'ten anneye, İpek'ten anneye, dinlemedeyim ve telsizimi yemekteyim...

Artık ben de bir kitap kurduyum...

6. ayım

İki minik dişim var artık benim! Pek yakında üstte de iki minik dişim olacak. Böylece ağzımın yakınından geçen herşeyi ısırabileceğim. Etrafımdaki herşeyi ağzıma götürmek artık ısırarak daha keyifli. Sadece şu kaşık denen şeyin sürekli ağzıma girmesini pek sevmiyorum. Oyuncaklarımın, battaniyenin, bezimin, önlüğümün, halının, çoraplarımın tadı şeftali, çorba ve muhallebiden daha güzel. Çığlık atmaya bayılıyorum. Eskiden elimden aldıkları şeyleri kolayca tekrar elime alamıyordum. Ama artık benden uzakta bile olsalar yanlarına gidebiliyorum. Ellerim ve kollarım üzerinde durabiliyorum ama kollarımın gücü yetmediği için alnımdan destek alarak ilerliyorum. Bu gayretim sırasında çıkardığım sesleri haltercilerin seslerine benzetiyorlar. E ben de onlar kadar zor bir iş yapıyor sayılırım. Tutunabildiğim herşeyden kuvvet alarak ayağa kalkma çabalarım da büyük bir hızla devam ediyor. Ha gayret az kaldı, anneannemin dediği gibi yakında düz duvara tırmanacağım...

Dayımın doğumgünü pastasından yedim, krema güzel bişeymiş!

Fıstık Mıstık, sakın bir yere kımıldama! İki hamlede yanındayım...

Maymuncuğu neresini yesem acaba?

Esra Teyze beni projeye götürmeye çalışırken... Anneme sordum orası adda değilmiş, o yüzden gördüğünüz gibi hiç ilgilenmedim.

Miray Abla ile Moda'dayken...

Önlüğüm ve ben şeftali yerken...

Ben hazırım cicilerimi giydim, gezmeye gidebiliriz...

İpek'ten anneye, İpek'ten anneye, dinlemedeyim ve telsizimi yemekteyim...

Artık ben de bir kitap kurduyum...

15 Ağustos 2008 Cuma

5. ayım

Artık hayatta anne sütünden başka tatlar da olduğunun farkındayım. Kahkaha atmayı öğrendim. El parmaklarımdan sıkılmıştım şimdi ayak parmaklarımı keşfettim. Parmaklardan sıkıldığımda da yakınımda ne varsa elime alıp onu emiyorum. Emeklemek için çok uğraşıyorum ama henüz sürünme aşamasındayım. Bir an önce ayaklanma istediğim için elimden tutana yüklenip önce oturuyor sonra da ayağa kalkmaya çalışıyorum, beni ayakta tuttuklarında da fırsat bu fırsat uygun adım bacaklarımı haraket ettiriyorum. Sinirlendiğimde ellerimi titretip bağırıyor, hatta çığlık atıyorum, daha da sinirlenirsem etrafa tekmeler savuruyorum. Annemin çabası beni çok etkilediği için o üzülmesin diye arada sırada yalancı memeyi ağzıma alıyorum. Ama çıkartıp sapını ağzıma sokmak daha çok hoşuma gidiyor. İşte böyle büyümeye devam ediyorum...

Ceeee!

Sokakta konser dinlemek, hele de uyuklayarak dinlemek çok güzelmiş...

Ne var, hiç kangurusunu yemeğe çalışan bebek görmediniz mi?

Cici kıyafetler giydirerek beni sürünmekten vazgeçiremezsiniz!

Biri anneme havucu bu şekilde yiyemeyeceğimi söyleyebilir mi lütfen!


Tanıştırayım, ayaklarım...

Feribota bindim, püfür püfür, çok keyifliydi...

Tatilde akşam uyuyakalıp günbatımını kaçırdığım için babam bu fotoğrafı benim için çekti.


Tatilde yeşillikler ve gölge altında keyfim yerindeydi...

Dedem ve ben...

Anne resim çekmeyi bırakıp beni doyurur musun? Bak çok sinirlendim ellerim titriyor!

Uykumu alamadım, mutsuzum ama uyumamakta da kararlıyım.

Dayım harçlığımı bu cebe de koymamış... Nerede benim harçlığım acaba?

5. ayın mutlu sonu, babam ve ben...