20 Mart 2009 Cuma
Birinci yılımın son ayı...
Ben artık bebek değil, çocuğum! Oyuncaklarım ile oynamayı, kitaplara bakıp gördüklerimi anlatmayı, pencereden dışarı seyretmeyi, kedilerle oynamayı çok seviyorum.
Doğumgünümü geride bıraktım, ben artık 1 yaşındayım. Birbirinden güzel hediyeler aldım. Aldığım en güzel hediye ise doğumgünümün ilk saatlerinde doğan Öykü oldu. Bu nedenle ilk ve son tek başıma kutlayacağım doğumgünümü de geçirmiş oldum.
İşte benim doğumgünüme ortak olan Öykü! Başladık bir kere herşeyi paylaşacağız biz... Çekmeceleri karıştırmaya bayılıyorum. Özellikle çorap gibi lüzumsuz şeylerle doldurulmuş gözleri boşaltıp kitap ile doldurmayı özellikle seviyorum.

Banyo yapmak güzel de sonrasında şu kat kat giyinme faslı olmasa, yaz gelsin artık!
Evimizin arkasındaki bahçeyi izlemeyi çok seviyorum. Bizim arka bahçede Ali Baba'nın çiftliği var! İnekler, kuzular, ördekler olmasa da tavuklar, horozlar, kediler, köpekler, güvercinler, martılar var. Hatta güvercinler arasında gelip penceremize konanlar bile var...
Bütün çocuklar çoraplarını çıkartır, marifet onu giyebilmekte!
Karşımda deniz, Haydarpaşa var ama ben martıları daha çok sevdim...
Şu sigara içilmez yazısını astık da rahat ettik. Meksel enişte ve babam sigara yasağından sonra ortadan kayboluyorlar arada ama o kadarını da idare ediyoruz artık...
İyiki doğdum, iyiki doğdum... 
İyiki doğdum ben...
Birinci yılımın son ayı...
Ben artık bebek değil, çocuğum! Oyuncaklarım ile oynamayı, kitaplara bakıp gördüklerimi anlatmayı, pencereden dışarı seyretmeyi, kedilerle oynamayı çok seviyorum.
Doğumgünümü geride bıraktım, ben artık 1 yaşındayım. Birbirinden güzel hediyeler aldım. Aldığım en güzel hediye ise doğumgünümün ilk saatlerinde doğan Öykü oldu. Bu nedenle ilk ve son tek başıma kutlayacağım doğumgünümü de geçirmiş oldum.
İşte benim doğumgünüme ortak olan Öykü! Başladık bir kere herşeyi paylaşacağız biz... Çekmeceleri karıştırmaya bayılıyorum. Özellikle çorap gibi lüzumsuz şeylerle doldurulmuş gözleri boşaltıp kitap ile doldurmayı özellikle seviyorum.

Banyo yapmak güzel de sonrasında şu kat kat giyinme faslı olmasa, yaz gelsin artık!
Evimizin arkasındaki bahçeyi izlemeyi çok seviyorum. Bizim arka bahçede Ali Baba'nın çiftliği var! İnekler, kuzular, ördekler olmasa da tavuklar, horozlar, kediler, köpekler, güvercinler, martılar var. Hatta güvercinler arasında gelip penceremize konanlar bile var...
Bütün çocuklar çoraplarını çıkartır, marifet onu giyebilmekte!
Karşımda deniz, Haydarpaşa var ama ben martıları daha çok sevdim...
Şu sigara içilmez yazısını astık da rahat ettik. Meksel enişte ve babam sigara yasağından sonra ortadan kayboluyorlar arada ama o kadarını da idare ediyoruz artık...
İyiki doğdum, iyiki doğdum... 
İyiki doğdum ben...
13 Şubat 2009 Cuma
11. ayım
Bir yaşıma tam bir ay kaldı! Hızla büyümeye devam ediyorum. Aylardır dinledim artık konuşacağım! Dode, dede (duvarda gördüğüm dedem de dahil herkesin resmine verdiğim ad), didi, bıık (balık), ışıı (ışık), dada (lamba) ve henüz anlamını kimseye belli etmediğim ağzımın abartılı hareketleri ile söylediğim oooeee, kelime dağarcığıma yeni eklediklerim. Kitaplara bakmaya bayılıyorum, işaret ettiğim şekillerin isminin söylenmesini istiyorum, ya da kendimce onları isimlendiriyorum. Bazen kendi parmağım yerine yanımdakilerin parmağını tutup öyle işaret ettiriyorum. İşaret demişken, işaret parmağımı çok sevdim, sürekli bişeyleri gösterip konuşuyorum, soruyorum. Avcumunu içine parmağımı koyup "buraya kuş konmuş" oynamayı seviyorum. Birkaç saniye taytay duruyorum. Yemeklerle aram bildiğiniz gibi, bu yüzden anneannem bana kaşık surat diyor. Şu hiç sevmediğim kaşıkla benim ne alakam olabilir ki!11. ayım
Bir yaşıma tam bir ay kaldı! Hızla büyümeye devam ediyorum. Aylardır dinledim artık konuşacağım! Dode, dede (duvarda gördüğüm dedem de dahil herkesin resmine verdiğim ad), didi, bıık (balık), ışıı (ışık), dada (lamba) ve henüz anlamını kimseye belli etmediğim ağzımın abartılı hareketleri ile söylediğim oooeee, kelime dağarcığıma yeni eklediklerim. Kitaplara bakmaya bayılıyorum, işaret ettiğim şekillerin isminin söylenmesini istiyorum, ya da kendimce onları isimlendiriyorum. Bazen kendi parmağım yerine yanımdakilerin parmağını tutup öyle işaret ettiriyorum. İşaret demişken, işaret parmağımı çok sevdim, sürekli bişeyleri gösterip konuşuyorum, soruyorum. Avcumunu içine parmağımı koyup "buraya kuş konmuş" oynamayı seviyorum. Birkaç saniye taytay duruyorum. Yemeklerle aram bildiğiniz gibi, bu yüzden anneannem bana kaşık surat diyor. Şu hiç sevmediğim kaşıkla benim ne alakam olabilir ki!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)









